Türkiye'nin Sağlık Forumu

Tüm Sağlık Problemlerinizin Çözüm Yolları..
 
AnasayfaPortalliTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Osteoporoz (Kemik Erimesi)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
samet
Asistan Doktor
Asistan Doktor
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 09/07/07

MesajKonu: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   Perş. Tem. 12, 2007 3:55 pm

OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

Osteoporoz ( KEMiK ERiMESi ) nedir?

Osteoporoz, kemiğin azalması ve yapısının değişmesiyle kolay kırılabilir hale gelmesidir.

Osteoporoz yeni keşfedilmiş bir hastalık mıdır?

Yaşlı nüfusun artışıyla, geçmişte dikkat çekmeyen bu hastalık, kırıklara neden olarak bireylerin hayat kalitesini de etkilediğinden, giderek dikkat çekmiş, önem kazanmıştır.

Osteoporoz nasıl oluyor?

Kemik devamlı olarak yapılan ve yıkılan, kendini yenileyen bir organdır. Gençlerde kemik yapımı, yıkımına eşittir. Yaş ilerledikçe giderek yıkım, yapımdan daha fazla olur ve kemik kitlesi azalır. Kadınlarda estrojen denilen hormon kemiklerin yıkımını önlemektedir. Adet kesimiyle (menopoz), bu hormon azaldığından kemik yıkımı artar. Çocuk ve genç erişkin, yeterli kalsiyum almıyor, güneş ışınlarına yeteri kadar maruz kalmıyorsa, kemik kitlesi azdır. Menopoz sonrası da kolaylıkla kaybediIir. Osteoporoz için kalıtsal bir yatkınlık da vardır.

Menopozun hangi devresi osteoporoz için önemlidir?

Kemik kaybı, menopozun ilk 5 yılında en fazladır. Sonraki yıllarda azalarak devam eder.

Cerrahi veya doğal menopozda, osteoporoz gelişme riski farklı mıdır?

Ameliyatla yumurtalıkları alınan ve hormon tedavisi almayan genç kadınlarda ve menopoza erken giren kadınlarda osteoporoz riski yüksektir.

Osteoporozun bana zararı ne olabilir?

Kemik erimesi kemikleri kolay kırılabilir yapar, kalçanın veya omurların kolaylıkla kırılmasına, boyun kısalmasına, kamburlaşmaya, sırt ağrılarına, göğüs kafesinin şekil değişikliğine ve hacminin azalmasına neden olur. Küçülmüş göğüs kafesi kalp ve akciğerin normal çalışmasını engeller. Kalça kırıkları ameliyat gerektirir, ameliyat sonrası kemiğin kaynaması da zordur. Kaynamayan kemikler, hastanın yürüyememesine, başkalarına bağımlı olmasına ve hareketsizliğe neden olarak kemiğin daha da erimesine neden olur.

Osteoporozum var mı? Nasıl anlayabilirim?

Kemik kitlesi, 5-8 dakika gibi kısa bir sürede ölçülebilir. Ölçüm, ağrı veya herhangi bir rahatsızlığa neden olmaz, ölçümün gerekli olup olmadığını doktorunuza danışınız.

Osteoporozu kolaylaştıran faktörler nelerdir?

Kalsiyum eksikliği, D vitamini eksikliği, Sigara içilmesi, Fazla alkol alınması fazla alkol, kemik yapan hücrelere zararlıdır.

Bazı hastalıklar, Hareketsiz yaşantı kemik erimesini artırır.

Osteoporoz kadınlarda erkeklere, ince yapılılarda şişmanlara ve kısa boylularda uzunlara göre daha çok görülür.

Sigara ile osteoporozun ilişkisi nedir?

Sigara kemik yapan hücrelere toksiktir, kemik erimesi yapar. Sigara miktarı ve kullanım süresi ile kemik kitlesi kaybı orantılıdır. Sigara içen kadınlarda menopoz da daha erken olur.

Osteoporoz ve Egzersiz

Fiziksel aktivite, kemik kitlesini artırır. Hareketsiz veya yatağa bağımlılarda kas kitlesiyle birlikte kemik kitlesi de azalır.

Gıdalarda Kalsiyum var mıdır? Yoksa ilac olarak mı alınmalıdır?

Süt ve sütten yapılmış gıda maddelerinin kalsiyum içeriği yüksektir. Her gün belirli miktarlarda, çocukluktan itibaren tüketilmelidir. Yaşlılar, iyi beslenemediğinden kalsiyum, ilaç olarak günde 1-1 .5 gr. olarak alınmalıdır.

D vitamininin osteoporozda önemi nedir?

Kalsiyumun barsaktan emilebilmesi için, D vitamini gereklidir. Derimizde mevcut inaktif D vitamini, güneş ışınları ile aktif hale geçer. Güneşe yeterli maruz kalmamışlarda, D vitamini eksikliği olur, kalsiyum barsaktan emilemez. Güneş ışığının az olduğu ülkelerde süt, D vitamini ilave edilerek satılmaktadır. Bazı ülkelerde (Suudi Arabistan ve İran gibi) geleneksel olarak vücudun her tarafının giysi ile kapatılması, kadınları da D vitamini eksikliği yaratarak osteoporozun kadınlarda çok erken yaşlarda görülmesine neden olmaktadır. Yaşlıların evden fazla çıkmamaları sonucu, güneşe maruz kalamamaları, osteoporozu daha da kolaylaştırır.

Osteoporoz sadece kadınlarda mı olur?

Osteoporoz erkeklerde de görülür. Erkeklik hormonu kemikleri erimeye karşı korumasına karşın, 60 yaşına ulaşmamış erkeklerin % 10' unda da osteoporoz vardır. 65 yaş sonrasında ise risk kadınlardaki kadardır. Risk faktörleri olanlar, yaygın kemik ağrıları olduğunda osteoporoz olup olmadığının anlaşılması için doktorlarına başvurmalıdır.

Osteoporoz tanısı konanlarda tedavi ile kemikler normale dönebilir mi?

Osteoporotik kemikler, genellikle mevcut tedavilerle tam normale dönemeyebilir. Fakat kaçınılmaz olan kemik kaybı, tedavi ile durdurulabilir, hatta bazen bir miktar kemik kazanılır.

Osteoporozlu hastalarda kırıklar en sık nerede olur ?

Osteoporozdan en fazla etkilenen kemikler omurga, kalça ve el bilek kemikleridir, kırıklar en sık bu kemiklerde olur.

Osteoporozlu hastaların düşme, çarpma gibi bir neden olmadan da kırıkları olabilir mi?

Nadiren belirgin neden olmaksızın veya şiddetli olmayan duşme ve çarpmalarla osteoporotik kemikler kırılabilir.

İlerde osteoporotik olmamak için ne yapmalıyım?

Çocukluktan itibaren kalsiyumdan zengin diyet, menopozda ve yaşlılıkta diyete ek kalsiyum alın.
Yürüyüş - merdiven çıkma gibi egzersizler yapın.
Ağırlık taşımanın da yararı vardır. Onun için, çarşı filelerinizin bir kısmını, eğer sağlığınızı bozmayacaksa (kalp hastalığı gibi) kendiniz taşıyın.
Güneşli günlerde, açık havada cildinizi güneşe maruz tutun.
Sigara, alkol ve kemik yıkımını artıran ilaçlar kullanmaktan kaçının.
Menopoza girince, almanız sakıncalı değilse uzun süreli (5-10 yıl) hormon tedavisi kullanın.
Kemik metabolizmasını etkileyen hastalığınız varsa uygun ve erken tedavisini sağlayın.
Menopoza girmek üzere veya menopozda olanlar nasıl tedavi otmalıdır?

Menopoza girildiğinde doktorunuzla hormon tedavisinin sizin için uygun olup olmadığını tartışın.

Bugün için hormon tedavisindeki yaklaşımla, rahim kanseri olma olasılığını ortadan kaldırmıştır. Fakat meme kanseri yapma oranı düşük de olsa vardır. Hormon tedavisi kalp hastalığından ve erken bunamadan kadını korur. Meme kanseri olma korkusu ile hormon almama sonucu oluşacak sağlık sorunları çok fazladır. Çünkü hormon tedavisi olmayan kadınların enfarktüsten ölme riskleri, meme kanserinden ölme riskinden daha yüksektir.

Osteoporoz tedavisinde amaç nedir?

Osteoporoz tedavisinde amaç mevcut kemik kitlesinin korunması ve / veya artırılmasıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.marmarakampus.com
samet
Asistan Doktor
Asistan Doktor
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 09/07/07

MesajKonu: Geri: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   Perş. Tem. 12, 2007 3:56 pm

OSTEOPOROZ VE DIYET

Osteoporozun önlenmesinde diyetle ilgili olarak şunlara dikkat edilmelidir.

1. Meşrubatların fazla içilmemesi
2. Etiketlerin okunarak fazla fosfor içeren gıdaların yenmemesi
3. Hayvani protein alımının azaltılması
4. Bitkisel proteinlerin tercih edilmesi (baklagiller)
5. Süt ve süt ürünleri barsak şikayetlerine neden olmuyorsa fazla miktarda alınması

Bazı gıdaların 100 gr'daki kalsiyum miktarları aşağıda gösterilmiştir.



Gıda
Kalsiyum miktarı (mg)

Süt ürünleri


Inek (yağsız) süt
125

Inek (yarım yağlı) süt
122

Inek (tam yağlı) süt
199

Koyun sütü
193

Yoğurt (yağlı)
111

Yoğurt (yarım yağlı)
120

Beyaz Peynir (yağlı)
162

Beyaz Peynir (yağsız)
96

Kaşar Peyniri
70

Krem Peyn i r
80

Isviçre Peyniri
906

Cheddar Peyniri
682

Lor Peyniri
68

Dondurma
78

Meyva ve Sebzeler


Ispanak
95

Kereviz
43

Asma yaprağı
392

Bakla (taze)
43

Soğan (kuru)
27

Soğan (yeşil)
51

Turp (kırmızı)
35

Turp (siyah)
39

Patates
7

Lahana (beyaz)
49

Lahana (kara)
116

Pırasa
52

Bamya
92

Ceviz
99

Nohut
150

Karpuz, Kavun
50

Dut
60

Kivi
100

Hurma
59

Portakal
41

Et ve Ürünleri


Havyar
276

Koyun eti
10

Dana eti
11

Tavuk eti
11

Balık eti
8-7



EGZERSİZ

Osteoporozda önerilen aşağıdaki egzersizleri doktorunuzun onayını alarak yapınız.

Şekil 1. Alet desteğinde sırt kaslarının kuvvetlendirilmesi sağlanır. Alet ile kalça sabitleştirilir ve gövde itilebildiği kadar öne itilir. Daha sonra ilk pozisyona dönülür.
Şekil 2. Yüzüstü yatar pozisyonda iken baş ve omuz geriye dogru mümkün olduğunca kaldırılır. Çenenin yukarıda tutulmasına dikkat etmek gerekir.
Şekil 3. Omurganın gerdirilmesi. Bir sandalyede dik oturulurken baş öne eğilir, kollar bacak üzerinde mümkün olan en alt noktada birleştirilir. Hareketin ikinci kısmında sert zeminde sırtüstü yatarken bacaklar ve gövde boyundan itibaren kaldırılır. Bacakların bükülmemesine dikkat etmek gerekir. Üçüncü kısımda ise bacaklar dizden bükülü pozisyonda sırt üstü yatarken baş ve omuzlar kollar yerden kaldırılmadan yükseltiImeye çalışılır.
Şekil 4. Sırtın gerilmesi. Sandalyede arkaya yaslanmadar dik pozisyonda oturulur. Çene yukarıda iken her iki el başır arkasında kenetlenecek şekilde birleştirilir. Yavaş olarak dirsekler önde birleştirilmeye çalışılır ve daha sonra yeniden geriye itilir. Bu hareketin günde en az bir veya iki kez 10'ar defa tekrarlanması gerekir.
Şekil 5. Sandalyede dik otururken kollar dirseklerden bükülür ve bu pozisyonda kollar omuzdan yuvarlak hareketler yapacak şekilde geriye itiIir.
Şekil 6. Gövde, el ve dizlerin desteğiyle yukarıdaki tutulurken her bir bacak sırayla yukarı kaldırılıp kısa süre yukarıda tutulur. Bu hareketin de günde en az iki kez 10'ar defa tekrarlanması gerekir.
Şekil 7. Sırt kaslarının güçlenmesi için, mide ve karın kaslarınında çalıştırılması bir diğer yöntemdir. Ayaklar karına çekilmiş pozisyonda sırt üstü yatarken, karın kasılır ve gevşetilir. Sonra baş mümkün olduğunca omuzlar fazla oynatılmadan yukarı kaldırılmaya çalışılır.
Şekil 8. Gene sırt üstü yatarken bacaklar karına çekilir ve bu pozisyonda karın kasları gerilir ve gevşetilir. Daha sonra her iki bacak düz uzatılır ve hiç kırmadan ellerle kalça desteklenirken yukarı kaldırılıp indirilir.
Şekil 9. Yerinden oynamayacak sabit bir eşya destek alınır. Gövde, bacaklar dizlerden bükülerek aşağı doğru itilir ve daha sonra eski pozisyona dönülür. Bu şekilde, çökme ve yükselme hareketi, özellikle kalça ve bacak kaslarını çalıştırır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.marmarakampus.com
ay_nur
Asistan Doktor
Asistan Doktor
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 11/07/07

MesajKonu: Geri: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   Perş. Tem. 12, 2007 4:03 pm

samet eline sağlık kardeşim. maşallah çok hızlısın bize birşey kalmıyor:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ay_nur
Asistan Doktor
Asistan Doktor
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 11/07/07

MesajKonu: Geri: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   Perş. Tem. 12, 2007 8:49 pm

OSTEOPOROZ
Düşük kemik kitlesi ve kemiğin mikrimimari yapısının bozulması sonucu kemik krılıganlığı ve kırılganlığa yatkınlıkta artışla karekterize, en sık görüleen metabolik kemik hastalığıdır.
Son zamanlarda oldukça önemli hale gelmiştir. Bunun en önemli sebepleri teknolojinin bizlere sağladığı imkanlarla daha kolay ve sedanter yaşam sürerken ortalama insan ömrünün de uzamasıdır. Genelde orta ve ileri yaş, postmenapozal kadın hastalığı olan osteoporozla her geçen yıl daha çok insan yüzyüze gelmektedir.
Sınıflama
Osteoporozu; açık olarak tanımlanabilen bir etyolojik faktörün var olup olmamasına göre primer ve sekonder osteoporoz olarak sınıflandı-rabiliriz. Bu sınıflama klinik olarak yararlıdır. Çünkü osteoporozun sekonder bir nedeninin tanımlanması spesifik tedavisini mümkün kılacaktır.
1- Tip I Osteoporoz (Postmenapozal O.P.)
2- Tip II Osteoporoz (Senil O.P.)
3- Jüvenil Osteoporoz olarak üçe ayrılır.
Tip I ve Tip II Osteporoz arasında yaş, seks, kemiğin tutulma yeri, kemik kırıklarının özellikleri, kemik kaybınm hızı, olayın fizyopatolojik özellikleri açısından farklılıklar vardır. Tip I O.P. da kortikal kemiğin rölatifkorunması ile belirgin trabeküler kemik kaybı vardır, îlişkili ol kırık tüm vertebralar ve Colles kırığıdır. Tip II O.P. da ise kortikal kemik kaybı ön plandadır, îlişkili olduğu kırk kalça kırığıdır.
Sekonder Osteoporoz nedenleri arasında en sık karşılaşılanları tirsek; Hiperkortikolizm, hipogonadizm, hipertiroidizm, antikonvulsanlar, malabsorbsiyon, romatoid artrit..
Risk Faktörleri ve Korunma
Aşağıdaki durumların varlığında osteoporoz riski artmaktadır.
A- Yapısal ve genetik faktörler
l -Yaşlanma
2- Düşük kemik kitlesi
3- Dişi cinsiyet
4- Beyaz ırk
5- Annede osteoporoz varlığı
6- Erken menapoz
7- Narin-ince vücut yapışı.
B- Yaşam biçimi ve beslenme:
l - inaktif ve sedanter yaşam
2- Kalsiyum ve D vitamininden fakir diyet
3-Alkol kullanımı
4- Sigara kullanımı.
C- Tıbbi durumlar:
l - Kullanılan ilaçlar (kortizon, metotreksat gibi)
2- İmmobilizasyon
3-Amenore
D- Düşmeye yönelik kişisel ve çevresel risk/faktörleri:
1-Dengenin ve normal yürümenin bozulması
2- Sedatif kullanımı
3- Kas zayıflığı
4- Kognitif bozukluklar. Bu risk faktörleri içinde yaşam biçimi ve beslenme özelliklerin! inceleyecek olursak;
İnaktif ve Sedanter Yaşam:
Fiziksel aktivite doruk kemik mineral dansitesinin önemli belirleyicilerinden biridir, inaktif ve sedanter yaşam sürdürenlerde kemik mineral yoğunluğu ve aktif kas desteği azalmaktadır. Atlama ve zıplama içeren fiziksel aktiviteler büyük bir osteojenik potansiyele sahiptir. Egzersizlerin özelliği iskelete dik olarak yük bindirici olmalıdır. Yüzme ve bisiklete binme gibi aktiviteler iskelete yük bindirme etkileri az olmakla beraber kemik yoğunluğuna olumlu etkileri vardır. Bunun yanında çok aşırı sportif aktiviteler kemik mineral yoğunluğunu olumsuz etkiler (özellikle kadınlarda amenore ve düşük kiloya yol açması nedeniyle).
Kalsiyum ve D vitamini
Büyüme sırasında yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmazsa iskelet yapımının doruk noktaya ulaşamayacağı aşikardır. Kalsiyum ihtiyacı sadece büyüme sırasında değil tüm yaşam boyunca devam eder.
Optimal Kalsiyum (ca) ihtiyacı (günlük)
1- infantlarda 0-6 ay: 400 mg / 6 ay-1 yaş: 600 mg
2- Çocuklarda 1-5 yaş: 800 mg / 6-10 yaş: 800-1200 mg
3- Adolesan - genç erişkinlerde 11-24 yaş: 1200-1500 mg
4- Erkek 25-65 yaş: 1000 mg / 65 yaş üzeri: 1500 mg
5- Kadm25-50 yaş: 1000 mg / 50 yaş üzeri ve Östrojen alan: 1000 mg
/ Östrojen almayan: 1500 mg / 65 yaş üzeri ve gebelik laktasyon dönemin-de: 1200 mg
Optimal kalsiyumun diyetle alınması tercih edilmelidir. Gıdalardaki kalsiyumun biyoyararlanımı %30 civarında olmaktadır. Başlıca kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir. Ayrıca koyu yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, baklagiller, fındık, pekmez, tahin ve küçük balıklar kalsiyumdan zengin gıdalardır. Günlük kalsiyum ihtiyacı gıdalarla karşılanamıyorsa kalsiyum tuzları şeklinde ilave kalsiyum kullanılmalıdır.
Alkol Kullanımı;
Alkol, kalsiyum dengesini sağlayan hormonları etkiler, kemik yapımını azaltır ve osteopeni oluşturur. Alkol sitokrom P 450 enzimini indükleyerek 25 (OH) vit. D nin karaciğerde yıkımını artırmaktadır. Ayrıca hipogonadizm, hiperkortikolizm, metabolik asidoz ve ileri dönemlerde karaciğer sirozuna yol açarak osteopeni oluşturur. Yetersiz kalsiyum alımı (yanlış beslenme) ve kalsiyum e-miliminin bozulması da söz konusudur. Aşın alkol tüketimi hem kadın hem de erkekte kemik yoğunluğunu azaltmakla birlikte düşme riskin! de artırdığı için ayrı bir risk faktörü olarak görülmektedir. Sosyal alkol tüketiminin kemik yoğunluğu üzerindeki etkileri çok net değil ise de çoğu veri yoğunluğu azalttığı yönündedir.
Sigara Kullanımı
Bir çok araştırma sigara içme alışkanlığı ile osteporotik kırık riski ve sıklığı arasında paralel bir ilişkiyi göstermiştir. Bunun nedenleri arasında nikotin ve diğer toksik maddelerin karaciğerde sitokrom P 450 enzimini indüklemesi yanında sigaranın antiöstrojen etkileri de yer almaktadır. Sigara içenlerde kalsiyum emiliminde azalma gösterilmiştir. Sigara içenler genellikle zayıftır ve daha erken menapoza girerler. Sigara içen kadınlarda osteoporoza bağlı kırıklar 1,5-2,5 kat daha fazladır. Yapılan bir araştırmada erkeklerde l yıl sigara içiminin kalça kırık riskini % l artırdığı gösterilmiştir.
Klinik Bulgular
Osteoporozda semptomların ortaya çıkmasından önce tıpkı hipertansiyonda olduğu gibi uzun, sessiz bir dönem vardır. Bulgular kemikte oluşan mikro yada makro fraktürler sebebiyle ortaya çıkar. Ağrı, fonksiyonel kısıtlanma, boy kısalması dorsal kifozun artışı ve deriye yakın kemiklerde presyonla hassasiyet başlıca bulgulardır. Bir kez vertebra cisminde kırık oluştuğunda normal anatominin sağlanması mümkün değildir. Genellikle beklenen sonuç aynı vertebranm yeniden kırılması ve şekil bakımından daha da bozulmasıdır. Dorsal bölgede kifoz artarken lomber bölgede lordoz azalır.TANI
Tanı
Klinik bulguların değerlendirilmesi, risk faktörlerine sahip kişilerin betirlenmesi ve laboratuvar bulgularına dayanır. Bugün için osteoporoz tanışı ve tedavisinin takibinde en yaygın kullanılan test DEXA (Dual enerji X-ray Absorbiyometre)
Dünya Sağlık Örgütünce kabul edilen Kemik Mineral Yoğunluğu ölçümlerine göre tanımlar.
Normal:
Genç erişkine göre kemik mineral yoğunluğunun (KMY) l standart (SD) altında olması.
Osteopeni:
Genç erişkine göre KMY nin 1SD arasında olması
Osteoporoz:
Genç erişkine göre KMY nin 2,5 SD' nin üzerinde olması
Yerleşmiş Osteoporoz:
KMY nin -2,5 SD nin üzerinde ve ek olarak bir veya daha fazla kırık olması.
Tedavi:
Tedavinin esasını risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, fizik tedavi rehabilitasyon ve medikal tedavi oluşturur. Amaç; kemik mineral yoğunluğunun stabilize edilmesi ve artırılması, kırıkların önlenmesi, iskelet rin deformitelerine bağlı belirtilerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır.
Dengeli beslenme ( yeterli kalsiyum ve protein alımı), yeterli fizik aktivite, aşırı alkol ve sigara kullanılmaması tedavide önemli yol almamızı sağlar.
Hastalar ağır yük kaldırmaktan kaçınmalı, yük taşırken de gövdeye yakın olarak tutmalıdır. Çünkü öne eğilerek kaldırılan yük bel bölgesinde kaldırılan ağırlığın 10-20 kat fazlası yüklenmeye sebep olmaktadır. Kemik mineral dansitesinin devamlılığı ve artması için iskelete yük bindirici egzersizler verilmelidir. Ayrıca fleksiyon egzersizleri yapılmamalı, ekstansiyon egzersizlerine ağırlık verilmelidir.
Akut ağrının tedavisinde analjeziklerin yanında uygun pozisyonlama, yatak istirahat! ve TENS, hot pack, infraruj gibi fizik tedavi modaliteleri kullanılır.
Kronik ağrıda kifotik postürün düzeltilmesi için uygun ortez kullanılabilir. Fakat kas güçsüzlüğüne yol açabileceği için kullanım süresi iyi ayarlanmalı ve beraberinde sırt ekstansör güçlendirme egzersizleri verilmelidir. Yine bu dönemde analjezik etkili fizik tedavi modaliteleri kullanılabilir.
Medikal tedavide kullanılan ilaçlar iki ana grupta toplayabiliriz.
I- Kemik yıkımım azaltanlar:
1- HRT (östrojen-progesteron)
2- Antiöstrojen (raloksifen)
3- Kalsitonin
4- Bifosfanatlar
5- Kalsiyum
6- Vitamin D ve deriveleri
7- Tiazid diüretikleri
II -Kemik yapımını artıranlar:
l - Florid
2- Testesteron
3- Anabolik steroidler
4- Parat hormon
Bu çok geniş medikal tedavi seçeneklerinden hastanın yaşı, risk faktörleri, kemik mineral yoğunluğu ölçüm sonuçları ve ülkemizin sosyo ekonomik durumu da göz önüne alınarak (çünkü uygulanan tedaviler genelde pahalı tedavilerdir.) Hasta için en uygun kombinasyon yapılmalıdır. Bugün için tedavinin birinci basamağında HRT, Alendronat, Vitamin D ve deriveleri, Kalsiyum ve Raloksifen görünmektedir. ikinci basamakta Kalsitonin ve Etidronat, üçüncü basamakta diğer tedavi seçenekleri yer almaktadır.
Uz. Dr. Mustafa Yelkovan
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
70.Yıl İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
samet
Asistan Doktor
Asistan Doktor
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 09/07/07

MesajKonu: Geri: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   Cuma Tem. 13, 2007 7:46 am

Teşekkürler Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.marmarakampus.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Osteoporoz (Kemik Erimesi)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Osteoporoz (Kemik Erimesi)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkiye'nin Sağlık Forumu :: Sağlık Problemleri :: Kemik Erimesi (osteoporoz)-
Buraya geçin: